RAKU TEKNİĞİ HAKKINDA

Maria Sezer çalışmalarında çeşitli malzemeler kullanıyor ve farklı metotlar izliyor. Kullandığı metotlardan biri olan raku tekniği ile tabaklar üretiyor.

Sezer için bu tabaklar; motifleri ve renkleri ile “Hayatın Temeli”ni temsil ediyor.

 

Tabakları hazırladıktan sonra, doğada bulduğu motifleri tabakların üzerine çiziyor ve motiflerin etraflarını sırlıyor. Bu sayede raku pişirimi sırasında motifler, çamurun belleğine yakılmış gibi, siyaha dönüyor.

Tıpkı diğer seramik pişirme tekniklerinde olduğu gibi, raku tekniğinde de üretim için ateş, su ve toprağa ihtiyaç var.

 

Raku; 16’ncı yüzyılda Japonya’da geliştirilen bir pişirme yöntemi. Zen Budizm’de dinsel bir deneyim olarak görülen çay törenlerinde kullanılacak bardaklar bu teknikle üretiliyordu.

 

Zen Budizm’e göre güzellik, günlük hayatın içinde doğal ve basit nesnelerde bulunuyor.

“Raku” kelimesi “mutluluk” olarak tercüme edilebilir.  

Bugün daha çok 1960’larda ABD’de geliştirilmiş raku tekniğini kullanıyoruz.

Raku nesnelerin yapımı için şamotlu çamur kullanılır. Şamot; önceden pişirilmiş çamurun parçalanmış halidir. Sır olgunlaşıp ürün fırından çıktığı sıradaki 1000 derece civarından aniden düşen ısının yarattığı termal şoka dayanıklı olması için çamura eklenir.

Fırından çıkan parçalar yaprak, çam iğnesi, talaş gibi organik materyallerin içine yatırılır, malzemeler ısıyla yanmaya başlar. Kısa bir yanma süresinde çokça duman oluşur, ürünün üzeri kaplanır, bu sayede deoksidasyon başlar, sırdaki oksitler yüzeye çıkar ve sırın rengi değişebilir; eşit olmayan bir efekt yaratabilir.

Aynı zamanda, duman sır olmayan yerlere işler, bu yüzeyler siyaha döner.

 

Raku pişirimi sırasında sırların nasıl tepki vereceğini her zaman bilemeyebiliriz; bu tekniği bu kadar heyecanlı kılan da bu özelliğidir.     

© 2023 by Maria Sezer.